29 Aralık 2010 Çarşamba

MY PRECİOUS / 부탁해 MY BUS

MY PRECİOUS
Kıymetlim !!! Allahım nasıl bir hitap şeklidir bu !!! Sıcacık içten… ‘’Kıymetlim’’ … Bu şarkıyı dinleyince sıcak bir huzur kaplıyor içimi… O ‘’My precious’’ dedikçe aşkın varlığına olan inancımda artıyor!!!  Bir gün birinden bu şarkıyı duymayı ne çok isterdim …
‘’KIYMETLİM’’ ‘’MY PRECİOUS’’ … Aşkım sevgilim bebeğim bitanem gibi artık anlamını kaybetmeye yüz tutmaya başlamış kelimelerden öyle uzak ki… ‘’Kıymetlim’’ ‘’My precious’’… Tekrar etmekten bıkmadığım, kelime hazneme kazıdığım kelime ’’Kıymetlim’’… Nasıl anlatsam ki içimde uyandırdığı hisleri… Daha çok açıklarsam anlamını kaybetmeye başlar diye korkuyorum… Tüm samimiyetinizle dinlerseniz ne demeye çalıştığı anlayacaksınız… Bende bir gün kıymetlim olacak insan için bekleyeceğim … O da şu an bir yerlede benim için bekliyor olmalı … Gidalil kkeoya /기다릴 꺼야  my precious…
video


부탁해 MY BUS
Bu dizide en çok sevdiğim şarkı bu. Mae ri de en sevdiği şarkı olduğunu söylemişti^_^
Butakhae my bus to the stage^_^ Bu şarkıyı son ses dinlemeyi  ve o kötü sesimle eşlik etmeyi çok seviyorum^_^  Gerçekten çok iyi bir sesi olduğunu düşünüyorum JGS’un !!! Her ton da şarkıya giden yeri gelince yumuşacık yeri gelince bu şarkıya gidecek kadar sert…Huzur verici yüzü kadar sıcak ^_^ Şaçları kadar ipeksi  : )
video

AYNI DİLİ KONUŞAN DEĞİL , AYNI DUYGULARI PAYLAŞAN İNSANLAR . . .

3 yıldır aynı sınıfta olduğum arkadaşlarımı bu kadar seviyor muyum? Diye sorunca kendime, Tabiki onlarıda çok seviyorum ama…. Ama daha belkide 3-5 kez gördüğüm insanları nasıl bu kadar çok sevebiliyorum? Nasıl bu kadar içten davranabiliyorum onlara? Neden özlüyorum? Onlarlayken neden mutlu hissdeyorum? Ben bile kendime şaşırıyorum!!! Kalbim şimdi bu sözün neler anlatmak istediğini anlamaktan da öte hissedebiliyor ‘’AYNI DİLİ KONUŞANLAR DEĞİL , AYNI DUYGULARI PAYLAŞAN İNSANLAR ‘’ … Evet aynı dili konuşmamızısn dışında bir şeydi bu!!! Şeffaftı herşey onlarlayken,,, İsteklerini , kalplerindekileri görebiliyordum… Bir çok kalp Tek bir arzu için nefes alır gibiydi… Aynı dilek için çarpan kalpler yine aynı dilek için dua ediyordu Allah’a . . . Milyonlarca kez Kelimelere döksek bile kimseye anlatamadığımız o arzuyu tek kelime etmeksizin okuyabiliyorduk birbirimizin gözlerinden,KORE!!! Çünkü kalplerimiz aynı arzu için sabaha gözlerini açıyordu… Ve yine biliyorum ki her gece başımızı yastığa koyduğumuzda hepimiz aynı DİYARIN hayaliyle uykuya dalıyorduk… Aynı erkeği seviyor olmamıza rağmen saygıyla destekliyorduk birbirimizi , sevgi dolu sözcüklerle avutuyorduk onun yüzündem üzüldüğümüzde… Her bir dizide , herbirimiz aynı karakter olup , aynı aşk acısını yaşıyor aynı şeye seviniyorduk . . . Ve bir araya geldiğimiz de aslında hepimiz kelimelere ihtiyaç duymaksızın kalplerimizde ki sevgiyi birbirimizle paylaşıyorduk tıpkı bir aile gibi... Şimdi anlıyorum ne demek istediğini mevlanın… öyle iyi anlıyorum kii…. Bizler bir grup aynı duyguları paylaşan Koreye gitmeyi arzulayan insandık… Kimimiz görmek kimizi kalmak için… Ama arzu aynıydı... Biz aynı duyguları paylaştığımız için seviyorduk birbirimizi… Şimdi anlıyorum!!!

00:56 / 28.12.2010 salı




26 Aralık 2010 Pazar

ELVEDA DİYESİM GELMİYOR SANA '' MARRY ME MAE Rİ '' ♥ ÇOK SEVDİM

 ELVEDA ''MİSCHİEVOUS KİSS''  dedikten sonra bayağı üzülmüştüm... Çünkü aramızda çok farklı bir bağ oluşmuştu o diziyle, özelliklede ''OMONİM'' ile...
Bu kadar kısa süre sonra tekrar bi diziye bu kadar bağlanacağımı düşünmemiştim... Ama
''Mary stayed out all night'' ile tekrar o tatlı bekleyişi yaşadım her hafta... Ah zaman geçmek bilmiyor, bide adminler bölüm çıktı haberinin ardından altyazı cıkmasına rağmen diziyi yüklemiyorlar mı!!!! öldüresim geliyor onları!!! :D
 Ahh Kang Moo Kyul !!! Saçlarına bayılıyorum, ipek gibi... bende her banyodan sonra senin gibi yumuşatıcı kullansam benimkilerde öyle olur mu♥?
 Eğer gönülden bağlı olduğum bir oppam olmasaydı , eminim ki Jang gun suk'u seçerdim. Benim için çok özel bir tarzı var, asil  şirin ve neşeli bir kişilik... Saklı yanları olduğunu düşünüyorum kendine bağlayan^_^

Wi Mae Ri'ye gelince başlarda çok çirkin olduğunu düşünmüştüm, ama o kadar şirin ki haraketleri , kendini sevdiriyor... Hele o kat kat giyipde kendine yakıştırdığı şeylere bayılıyorum ^_^



   Byun Jung In YANİ SAYGI DEĞER TEPONNİM ^_^ Ne yalan söyliyim onu çok sevmesemde çok üzülüyorum zavallıcığıma. ama ben kesinlikle mookyul'un araksındayım !!!

Sonuna bakamadığım dizilerden biri çünkü çıktıkca indiriyorum, bu yüzden final de ne olabileceğine dair hiç bir fikrim yok . Ahhh çok merak ediyorum ^_^
   Ama amaa amaaaa bitince çok üzüleceğim T_T Ne komik bir çelişkidir şu kore dizilerimde yaşadığım... Bir an önce son bölüme ulaşmak , ne olacağını görmek istiyorum ama asla bitsin istemiyorum :/

Nomu nomuuuuu nomuu çoha '' marry stayed out all night''♥
Şunlara bakar mısınız nasıl müdür beye git o zengin diyebilirim Mae Ri'ye... İkisi bu kadar yakışırken... Yaaa çok şirinler ^_^

BAK POSTACI GELİYOR !!!!Look ;postman is coming !!!

Nedense bu günlerde daha çok sever oldum bu şarkıyı
''Bak postacı geliyor
Selam veriyor
Herkes ona bakıyor
Merak ediyor
Çok teşekkür ederim
Postacı sana
Pek sevinçli haberler
Getirdin bana!!

Ağzımdan hiç düşmüyor^_^
Ve sabırlı bekleyişin ardından , aslında (sabırsız desem daha iyi olur ) beklediğim mektubuma kavuştum. Küçüğüm bana çok şirin , üzerinde gelenksel kıyafetler giymiş kız ve erkek olan bir mektup göndermiş. içinede SUPER JUNİOR stickerları ve ÜZERİNDE eski kore haritası olan bir not defteri yollamıs.
KAMSAHAMNİDA MY LİTTLE <3
Sevincimi ve resimlerimi paylaşıyorum ^_^



Küçüğüm ''Hyeri'' / My little''Hyeri' '♥

   Hyeri benim mektup arkadaşım .Kendimi onunla tanıştığım için mutlu hissediyorum♥
Ona küçüğüm adını verdim. Çünkü benden 2 yaş küçük. Henüz kısa bir zaman geçmesine rağmen onu çok seviyorum , Ve yıllarldır tanışıyormuşuz gibi sanki . . . Güvenli huzurlu sakin ve neşeli...
''Küçüğüm'' dedim , çünkü küçüğüm kelimesinin bende özel bir his uyandıran yeri var. ''Küçüğüm'' diyince içimi şevkat ve sevgi kaplıyor sanki. İşte ona olan hislerim... sıcacık şevkat dolu bir abla gibi...
Umarım bir gün o şirin yüzünü görmek nasip olur ''Küçüğüm'' ♥
SARANGHAE MY LİTTLE♥

25 Aralık 2010 Cumartesi

Gerçek kore sever olarak( ''Güney Koreden prenses ithal ediyoruz'') haberini yazan editöre gönderdiğim msj...

KORE SEVERLER DUBLAJA KARŞI(아니 더빙)
Merhaba. Üniversite öğrencisi bir Kore severim , bizler kendimizi böyle tanımlıyoruz... Hani amerıka özentisi tipler vardır ya o cinsten değil... Koreyi herşeyiyle seviyoruz. sadece güzel kızlarını yakışıklı erkeklerini değil. Dilini, yemeklerini,insanlarını,kültürünü,ülkeyi...en çok da dünyanın hiç bir yerinde olmayan o şirin ve sıcacık dillerini... O yüzden bizler yani gercek kore severler, Bu dizilerin Trtde olduğu gibi dublajla yayınlanmasına şiddetle karşıyız. Biz onları o şirin konuşmalarıyla sevdık, kişililkerini tamamlayan noktadır konuşmaları... Ama Trtde yayınlandığı zaman, o şirin ve sıcak
 diziler 18 yasındakı kızın sesini 30 yasındakı kadının seslendırmesıyle bizce tam bir felakete dönüşüyor. Ve gerçek kore severler de zaten Trtde kore dizilerinin yayınlanmasına karsılar.Bir şeyi sadece sevmekle olmaz ona baglılık, dılını kulturunu bılmekle baslar... Bir dili çözmeden nasıl kültürüne adım atabilir sevebilirsiniz ki? bu yüzden gerçek kore severler zaten sevgileri için fırsatlar yaratıp izleyebilenlerdir. Biz gerçek kore severler Trtnin dublajlı kore yayınına şiddetle karşıyız.
Teşekkür ederim...

6 Kasım 2010 Cumartesi

HOROZ ''ÇİÇEĞİM'' MEĞER NEYMİŞ!


Bu çiçeğin  adı neydi hiç bilmiyorum küçükken  ama çocukken parklarda falan görünce hemen kopartırdım. Çiçeğin yapraklarını tek tek kopartır sonrada o yaprakları dibinden birazcık ayırırdım. Dibindeki yapışkan yapı sayesinde burnuma alnıma yapıştırırdım o yaprakları. Horoza benzedim ben diye mutlu mutlu dolanırdım ortalarda :) Bunu yapan başka çocuklar var mıydı bilmiyorum :)) Ama yakın zamanda ismini öğrendim, HATMİ çiçegi:) Ahh meğersem Güzel KOREMİN ulusal çiçeğiymiş benim horoz çiçeğim :D

Facebookda Kore(oppa) ilhamı :D

Şaşkınım ne diyim... Son günlerde facebookda cok sık rastladığım paylaşımlardan bahsetmek istiyorum. Hani üye olduğumuz gruplar resim artı sözler paylaşıyorlar ya... işte onlardan bahsedeceğim :) Kızlarımıza son günlerde bir ilham geldi nedeni Kore midir Oppalar mıdır bilemem ama benim kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek kafiyeli şeyler yazıyorlar :) Oturun ders için kompozisyon yazın dese hocalr mümkün değil bu denli kafa yormazlar .
Bunlarda denk geldiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum eminim ki gülecek eğleneceksiniz ^_^

-Anneme Omma diyesin , Babama Appa diyesin , Sen bize damat gelesin, oppaaa...

-Oppamı koluma takarım,Seoul'de 3-5 tur atarım,Olmadı bi de karaoke yaparım ! :D

- Tüm Oppalar Çıkmış Cennetten,Anneme Bir Damat İsterim Kore'den...

-Sağım Solum Önüm Arkammmm KOREEEEEE!! ):)

-BAVULLAR ELİMİZDE OPPALAR KALBİMİZDE BİZ GİDERİZ KOREYE HEY KOREYE..
-benimo'mu benLe payLaşır mısın? - hayır. Peki çok yakışıkLı oLsam; LEE MİN HOO oLsam? - aL hepsi senin oLsun

-Allahım Sen Oppalarımızı Unnilerimizden Koru (Amin) xD

vssss diye uzar gider :)


3 Kasım 2010 Çarşamba

Eğer Koreye gidersem 2 - JEJU ADASI


JEJU ADASI…
Koreye gittiğimde Jeju ya gitmeliyim… Evet Jeju Adasına da muhakkak gideceğim… O sarı çiçekli tarlalar varya, boylu boyunca uzanan ,denize paralel, onların arasında yürüyeceğim… Görmüşüzdür ‘’Boys over flowersın’’ düğün bölümünde ya da ‘’My girl’’ de ,muhakkak görmüşüzsünüzdür o sarı tarlaları…

O dinlendirici denizin kenarında sabahlayacağım… Güneşin doğuşunu resmetmek istiyorum Jeju adasında… Orada bir başka doğuyor olmalı güneş? Maviyle kırmızının bir olduğu anı hatıralarıma zihnime resmetmek istiyorum… Güneş yavaş yavaş açarken ben de yavaş yavaş gözlerimi yummak istiyorum…


Bisiklete binmek istiyorum sokaklarında ^_^ tek tek her birini dolaşmak… Güneş tekrar batana dek… Güneşin doğuşunu izleyeceğim de batışından mahrum mu kalacağım? Asla! Güneş de bi başka batıyor olmalı , usul usul , sessiz sakin …
Ahhh ne hoş şeydir sükun içinde düşlemek !!!
Tuğba Özdemir

1 Kasım 2010 Pazartesi

HAYALLER. . .


 Bir çocuğun hayallerini paylasmak için durdunuz mu hiç ? Hani kucağına aldığı oyuncak bebeğine mamasını yedirmeye çalışan ufaklıktan bahsediyorum. Hiç onlarla aynı sofraya oturup paylastınız mı yemeklerini ? Ya da, oyuncak tabancasıyla sağa sola ateş eden oğlunuzun tabancasından cıkan hayalet kurşun size de isabet ettimi ? Peki onların hayal atlarına binip oradan oraya sürdünüzmü atınızı hiç ? Yoksa, "saçmalama oğlum, o elinde tuttugun silah gerçek değil" ya da "oyuncak bebekler mama yemezler" diyerek onların hayallerini baltalamayımı sectiniz ? Peki en son ne zaman hayal kurdunuz bir çocuk gibi ? Hatırlıyormusunuz ? Yoksa birileri her hayalinizden sonra "saçmalama, gene çocuklar gibi hayaller kurmaya basladın !!! " diyerek hayallerinizi icinize atmayı mı ogretti ? Bir hayalinizin pesinden koşmayı denediniz mi hic, kimsenin söylediklerine aldırmadan ya da birilerinin hayalleri oldunuz mu hiç ? Sunu bilin ki ; hayalleri olmadan bir hiçtir insan. Ve siz, bir hiç olmayacak kadar insansınız ... Ne olur!!! Hayallerinizi baltalayanlara, oyuncak tabancalarınızı elinizden almak isteyenlere ve sizi hayalsiz bir dünyaya hapsetmeye çalışanlara kulak asmayın... Ve bir çocugun hayallerini hiçbir zaman yıkmayın ... Unutmayın ; Hayal edebildiğiniz surece guzeldir dünya ve hayaller, onlara inandığınız kadar gerçektirler... "Hayallerinizi kovmayın; çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız belki, fakat artık yaşamıyorsunuz demektir...
     Mark Twain

Güney Kore'ye Gittiğimde 1 (^_^) ♥ ♥ ♥

Banpo köprüsüne yakın mahalle arasında çatı katında küçük bir evim  olsun, balkonun küçük bir kısmından görebileyim geceleri ışıl ışıl parlayan köprüyü, nasıl güzeldir kimbilir  tıpkı hayallerimdeki gibi! ! !  Vakit kaybetmeden yerleştirmeliyim eşyalarımı ... dinlenmeme bile gerek yok , uyuyabileceğimi sanmıyorum, galiba uyuduğum her saat Koredeyken zaman kaybı gibi birşey  benim için, bol bol kahve depolamalıyım ^_^  Eşyalarımı yerleştirip Sadece paramı ve fotoğraf makinamı alıp atmalıyım kendimi sokağa... Çat pat öğrendiğim koreceyle gülümseyerek selam vermeliyim yabancı olduğumu anlayıp acayip bakışlarla bana bakan şirin insanlara :) ''Annyeong'' ''merhaba'' demeliyim geyri resmi bi şekilde şirince :) Ve gülümseyen her kareyi hatırlamak için  milyonlarca resim çekmeliyim....   ♥

Hayal mi? o da ne ?

Hayal etmek ne demek onu bile unuttu bizim insanımız...
Çoçukken oysaki ne çok hayali vardı hepinizin… Büyüdünüz diye mi bu realistlik,
Halbuki hepimiz içimizde bir yerlerde küçük bir çocuk saklamaz mıyız hep?
Hıhh… önce büyüdünüz… Sonra hayallerinizi kaybettiniz… Sonra kendinize olan inançlarınızı, ve sonra başkalarının hayallerine olan saygınızı… Hayallerınızle sızde yok olmaya başladınız aslında…

Hayatı kendinize zindan eden yine kendiniz oldunuz, hayal etmekten korkarak…

Hayal etmeyi unutmakla kayboldu mutluluklarınız, gerçekleştirmeyi bırakın hayal etmeyi bile umamaz oldunuz…
Halbuki mutlu olmak öyle kolay ki , başını yastığa koyduğunda kendi yüzünüzde şirin gülücükler açtırmak öyle kolay ki… Hayal etmekten korkmayın, sınırları zorlayın…

TUĞBA ÖZDEMİR

ELVEDA ''MİSCHİEVOUS KİSS '' ♥ (I miss you michievous kiss(작별)

   Dizinin daha resimlerini gördüğümde gelecek vaat ettiğine emin olmuştum, yine de bu denli bağlanacağımı sanmıyordum :'(  Şirin Kim hyun joong'u muhakkak ki ''ss501'' grubuna dahil olmasının haricinde nam-ı değer BOYS OVER FLOWERS'dan tanıyoruz. Aslında orada onun için  ne kadar üzülsemde  benim için Lee Min Hoo'nun gölgesindeydi hep.Ahh farkedememişim meğer ne güzel gülüyormuş (^_^)

O ğüldüğünde içimin yağları eriyor , mest oluyorum adeta, hele o bıyık altı gülüşleri:) Ahh Kendimi Vildancana ihanet ediyor gibi Hissettim(Bu arada vildancan benim sınıf arkadaşım ve bir Kim Hyun Joong hayranı anlaşıldığı üzere) Vildancan , biyanne , çinça biyanne,ama oppam olmadığına yemin edebilirim :)

Az ve öz konuşan , az gülen ama tam gülen, bilgili ama suskun... Çok merak ediyorum, gerçektede öyle biri mi acaba ? Çok yakışıklı bulmuyorum ama güldüğü zaman Oh Ha Ni nin dediği gibi dünya duruyor sanki :) Beni en çok bağlayan bu dizide aslında sessizce onun da Oh Ha Niyi çok sevişi oldu... Çok mu romantik ne ? :) Ohh ottukeee?  omoo çinça naega michingeoya???Bazen hayal kurmayı abartıyor muyum ne? Onla karşılaşabilmemin oluru var mı ki :)?


  Bide gerçekten merak etmeden geçemiyorum, Baek sung Joo'nun annesi gibi bir anne daha var mıdır ? varsa da bana düşermi acaba?

Omonniim , seni çok özleyeceğim :(



















Ve diziden kareler :) çannnn





İŞTE İTİRAF ZAMANI :)
SEVDİĞİM A
NLARDAN BİRİ :D















 ELVEDA  ''MİSCHİEVOUS KİSS ''
Not: kesinlikle oppam değildir !!! sadece çok seviyorum bu çoçuğu :)

31 Ekim 2010 Pazar

KOREDE INSTAX MİNİ 25 çılgınlığı^_^



Çannnn(tadaaa) ...
İşte Koreye gittiğimde muhakkak ama muhakkak satın almak istediğim şirinmi şirin bir gereçle sizleri tanıştıracağım(^_^)/

 Fujifilm Instax Mini 25, Fujifilm'in yeni polaroid modeli (Polaroid yerine 'anlık kamera' felan mı demek daha doğru olur). Makine 'anlık film' kullanarak kredi kartı büyüklüğünde baskı veriyor. Bu modelde film sayısını ve kamera modunu gösteren LCD ekran da var. Ayrıca lense kendi portrenizi rahat rahat çekebilmeniz için minik bir ayna eklemişler. Makinenin diğer göze çarpan artıları, düşük ışıkta kullanım için dahili flaş, yakın çekimler için makro filtresi ve üç pozlama modu; Otomatik, Dolgu flaş ve Manzara. Yatay veya dikey olarak rahat kullanım için makinede 2 adet de deklanşör bulunuyor.
   Tabii biz Fujifilm Türkiye'den bu daraltılmış pazara Fujifilm Instax Mini 25 gibi bir yeni nesil 'polaroid makine' sunmasını beklemiyoruz fakat olursa da harika olur. Zira kredi kartı büyüklüğünde anlık baskı yapabilen bir makineye sahip olma düşüncesi insanı heyecanlandırıyor...

   
   En hoş kısmı deklanşöre bastıktan sonra çıkan kartın üzerinde çektiğim fotoğrafın oluşmasını izlemek, kartın boyutlarının küçük olması ve kartın ön yüzünde not yazabileceğim bir bölüm olması. Mutlu bir anı, o anda fotoğraflayıp hediye etmek için gerekli tüm şartlar oluşturulmuş...


   Makine adından da anlaşılacağı üzere 'mini'; boyutları 112.0mm x 121.0mm x 50.5mm ve pilsiz/filmsiz ağırlığı  275g. Alışılagelmiş polaroid makinelere göre oldukça küçük sayılabilecek boyutlarda. Fakat boyuna göre iyi işler çıkartıyor.


Bu modelin Türkiye'ye gelmesini beklemiyorum.Zaten bize doğru geldikçe makinenin fiyatı da artıyor. Amerikada avrupada 100 dolar, Türkiye'ye de gelse 300TL olur herhalde fiyat... Bir de 10luk film paketleri var tabii - onlar da nereden baksanız $15. Fakat minik fotoğraflar çekip biriktirmek paha biçilemez :) En kısa zamanda sizinle paha biçilemeyen fotoğraflarımı bilgilerimi paylaşmak istiyorum...

KEŞİF :) ✿

Arkadaşlar bugün bir site keşfettim koreyle ilgili duvar resimleri ararken... Çok çok tatlı hd duvar resımlerı var bilgisayar arka planı için, Tabiki Sitedeki bu resimler yine bildiğimiz üzere Kim Jong Bok adlı bi Koreliye ait ^_^ Linkini sizlerle paylaşmak istiyorum ve siteden bir kaç resim ekleyeceğim.
 Bu sitedeki resimler adeta benim hayal dünyam için özel üretilmiş gibi hissettim resngarenk cici bici ^^ hadi bir kaç tane paylaşalım

   BUNA BAYILDIM ♫ ♪




http://www.wallcoo.net/cartoon/illust_webjong_04_sweet_couples/index.html

Kendim yazdım, Kendim oynadım, Çünkü bu benim masalım ♥

Önce hayal ettim , sonra aklımda bir masal yazdım kendimce , Başkahramanı yaptım kendiimi ^_^ Kendim yazıp kendim oynayacaktım vesselam . . . Düşlemek bir masal yazabilmek şu zamanda her yiğidin harcı değil , dedim ya korkar olduk... Ama ben düşledim, bu bu masalın kahramanı olmaya gücüm vardı benim ! ! ! Artık herşeyi hayal edebilirim , mesela Koreye gittiğimi ^_^ mesela orada şirin bir gölün kenarındaki şirin bir köye geziye gittiğimde tanıştığım çekik gözlü büyük anne ve büyük babayı , mesela 10 gün kalıp yaşayabilirim onlarla , dağlarını kırlarını görebilirim sevdiğim ülkenin, Ya da Namsan Kulesinin tepesine çıkabilirim uçarak , Jeju adasından sarı çiçekler toplayıp çalışma masama koyabilirim, ve ya Han nehrinin gece ışıldadığı anda yüzebilirim orada , ben artık herşeyi yapabilirim uçsuz bucaksız masalımda... Kahraman da benim yazar da.... Yazdığım gibi oynayıp oynadığım gibi yazabilirim, çünkü bu benim masalım ! ! !

 TUĞBA ÖZDEMİR

ve hayaller, onlara inandığınız kadar gerçektirler...

Bir çocuğun hayallerini paylasmak için durdunuz mu hiç ?
Hani kucağına aldığı oyuncak bebeğine mamasını yedirmeye çalışan ufaklıktan bahsediyorum.
Hiç onlarla aynı sofraya oturup paylastınız mı yemeklerini ?
Ya da, oyuncak tabancasıyla sağa sola ateş eden oğlunuzun tabancasından cıkan hayalet kurşun size de isabet ettimi ?
Peki onların hayal atlarına binip oradan oraya sürdünüzmü atınızı hiç ?
Yoksa, "saçmalama oğlum, o elinde tuttugun silah gerçek değil" ya da "oyuncak bebekler mama yemezler" diyerek onların hayallerini baltalamayımı sectiniz ?
Peki en son ne zaman hayal kurdunuz bir çocuk gibi ? Hatırlıyormusunuz ?
Yoksa birileri her hayalinizden sonra "saçmalama, gene çocuklar gibi hayaller kurmaya basladın !!! " diyerek hayallerinizi icinize atmayı mı ogretti ?
Bir hayalinizin pesinden koşmayı denediniz mi hic, kimsenin söylediklerine aldırmadan ya da
birilerinin hayalleri oldunuz mu hiç ?
Sunu bilin ki ; hayalleri olmadan bir hiçtir insan.
Ve siz, bir hiç olmayacak kadar insansınız ...
Ne olur!!!
Hayallerinizi baltalayanlara,
oyuncak tabancalarınızı elinizden almak isteyenlere ve
sizi hayalsiz bir dünyaya hapsetmeye çalışanlara
kulak asmayın...
Ve bir çocugun hayallerini hiçbir zaman yıkmayın ...

Unutmayın ;
Hayal edebildiğiniz surece guzeldir dünya
ve hayaller,
onlara inandığınız kadar gerçektirler...

"Hayallerinizi kovmayın; çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız belki, fakat
artık yaşamıyorsunuz demektir. . .
Mark Twain



KOREDE İSLAMİYET...

İslamiyet
Güney ve Güneydoğu Asya'dan göçmen işçiler haricinde Kore Savaşı boyunca gelenlerin ve onların torunlarının ikna ettiği Güney Kore'deki Müslümanlar'ın sayısının, yaklaşık 40,000 olduğu tahmin edilmektedir. Seoul'ün Itaewon bölgesindeki Seoul Merkez Cami en büyük cami olma özelliğini korumakla beraber daha küçük camiler ülkenin büyük şehirlerinin çoğunda bulunabilmektedir.

Güney Kore halkının dini . . . religion of south korea

Güney Kore'de geleneksel Budist inancı ile büyük oranda artan Hristiyan nüfusu (Katolik Hristiyanları ve Protestanlarla birçok mezhep) önemli yer tutmaktadır. İki dine ait uygulamalar Kore Konfüşyüsçülüğü'nün etkisinde Joseon Hanedanlığı süresince resmi ideoloji olarak 500 yıl süreyle kalmıştır. Kore Şamanizm'i de Kore Yarımadası'na özgü bir dindi.

Nüfusa Göre İstatistiklerle Din
Ateizm %46.5
Budizm %22.8
Protestanlık %18.3
Roma Katolik Kilisesi %10.9
Diğer Dinler %0.7
Won Budizm %0.3
Konfüçyüsçülük %0.2
Cheondoizm %0.1
İslamiyet %0.1

Güney Kore devletinin derlediği 2005 istatistiklerine göre nüfusun yaklaşık % 46.5'i Atezim'i tercih etmektedir.

Dini popülasyonun % 29.3'ü Hristiyan (% 18.3'ü Protestanlar ve % 10.9'u Katolikler), % 22.8'i Budist ve diğerleri Jeungizm, Daesunizm, Cheondoizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve Won Budizm gibi yeni dini akımlara mensuptur.

Korelilerin küçük bir azınlığı da İslam dinine inanmaktadır. Resmi dinlere inananlar büyük metropol alanlarda en yüksek dilimlere sahiptirler: Seoul'de % 49.9, Busan'da % 46.1, Daegu'da % 45.8. Güney Kore, Doğu Asya'da ya da Güneydoğu Asya'da Filipinler ve Doğu Timor'un ardından üçüncü en büyük Hristiyanların yüzdeliğine sahiptir.

Hristiyan grupların dışında, dürüst bir biçimde açık ve seçik olarak inananlar ve inanmayanlar arasında yaşayanlar da bu istatistikte yer almaktadır. Örneğin, Budistler veya Konfüçyüsçüler tarafından teşhis edilebilmiş zorla veya kişiye özel kriterler yoktur. Diğer ülkelerde de var olmakla beraber, Kore'deki mülteci ırkı Budistler ile Budist olmayanlar olarak ayrılmaktadır. Resmi grupların dışındaki birçok kişi de bu geleneklerin derin etkisinde kalmaktadır. Ayrıca Koreliler arasında, Budist tapınağında ibadet etmek, Konfüçyüsçü atalar için yapılan törenlere katılmak ve hatta bir şamana danışmak ve bir kuta sponsor olmak acayip görülmemektedir. Bundan başka, istatistikte yer alan bilgilerde yeni dinlere mensup olanların sayısı olduğundan daha aşağı gösterilebilir. Bazı kaynaklar Ch'ongdoyo taraftarlarının 1 milyonun üzerinde olduğunu söylemektedir.

Dinsel ifadenin büyük çeşitliliğiyle, Güney Kore'nin sosyal gelişiminde dinin rolü karmaşık oldu. Bazı gelenekler ibadet törelerinden ziyade önemli kültürel özelliklere bağlı bulunmaktadır. Konfüçyüsçülük önemli bir sosyal etik olarak kalmıştır; etkisi Korelilerin eğitime atfettikleri yaygın şekliyle ortaya çıkmaktadır. Hristiyanlık modernleşme ve sosyal reformla kimliğini saptamıştır. Modern Güney Kore'de birçok Hristiyan gibi eski muhalefet lider Kim Dae Jung da bir Katolik olarak açık bir ifadeyle insan haklarını savunmuş ve hükümeti eleştirmiştir. Kentsel Endüstriyel Misyonu gibi Hristiyan-destekli organizasyonlar, işçi organizasyonlarının ve birlik hareketlerinin gelişmesine yardımcı olmuştur. Her iki geleneksel inançta Hristiyanlıkta yeni dinler şaşırtıcı değişiklik ve çeşitlilikle ilerlemektedir. Küçük ve geçici olmalarına karşın 1800'lerin sonlarında Güney Kore'de 5000 kadar yeni din olduğu tahmin ediliyordu.






English
Religion in South Korea
Religions in South Korea are dominated by both traditional Buddhist faith and a large growing Christian population (Composed of Catholic Christians and Protestants of various denominations). The practice of both of these faiths has been strongly influenced by the enduring legacies of Korean Confucianism, which was the official ideology of the 500-year-long Joseon Dynasty, and Korean shamanism, the native religion of the Korean Peninsula.

Statistics on Religion By Population
No religion (incl. Atheism) 46.5%
Buddhism 2.8%
Protestantism 18.3%
Roman Catholic Church 10.9%
Other religions 0.7%
Won Buddhism 0.3%
Confucianism 0.2%
Cheondoism 0.1%
Islam 0.1%

According to 2005 statistics compiled by the South Korean government, approximately 46.5% of the South Korean population express no religious preference.

Of the religious population, 29.3% are Christian (of which 18.3% (on total) profess to be Protestants and 10.9% to be Catholics), 22.8% are Buddhist, and the rest adheres to various new religious movements including Jeungism, Daesunism, Cheondoism, Taoism, Confucianism and Won Buddhism.

A small minority of Koreans also profess Islam. Large metropolitan areas had the highest proportions of people belonging to formal religious groups: 49.9 percent in Seoul, 46.1 percent for Busan, and 45.8 percent for Daegu. South Korea had the third highest percentage of Christians in East Asia or Southeast Asia, following the Philippines and East Timor.

Except for the Christian groups, who maintain a fairly clearcut distinction between believers and nonbelievers, there is some ambiguity in these statistics. For instance, there is no exact or exclusive criterion by which Buddhists or Confucianists can be identified. Although existing in other countries, the lineage of refuge, a commitment that distinguishes between Buddhists and non-Buddhists has disintegrated in Korea and is difficult to find because religion is seen to be hereditary. Many people outside of formal groups have been deeply influenced by these traditions. Moreover, it is not uncommon for Koreans to pray at Buddhist temples, participate in Confucian ancestor rites, and even consult a shaman and sponsor a kut. Furthermore, the statistics may underrepresent the numbers of people belonging to new religions. Some sources have given the number of adherents of Ch'ondogyo as over 1 million.

Given the great diversity of religious expression, the role of religion in South Korea's social development has been complex. Some traditions are adhered to as important cultural properties rather than as rites of worship. Confucianism remains important as a social ethic; its influence is evident in the immense importance Koreans ascribe to education. Christianity is identified with modernization and social reform. Many Christians in contemporary South Korea, such as veteran political opposition leader Kim Dae Jung, a Catholic, have been outspoken advocates of human rights and critics of the government. Christian-sponsored organizations such as the Urban Industrial Mission promote labor organizations and the union movement. New religions draw on both traditional beliefs and on Christianity, achieving a baffling variety and diversity of views. It has been estimated that there were as many as 5000 new religions in South Korea in the late 1800s, though many were small and transient phenomena.


(ALINTI)

Güney kore hakkında

Güney Kore'nin Ülke adı:
Kabul Edilen Uzun Biçimi: Kore Cumhuriyeti
Kabul Edilen Kısa Biçimi: Güney Kore

Mahalli uzun biçimi: Taehan-min'guk

Mahalli kısa biçimi: Han'guk

Güney Kore'nin Bağımlılık durumu:
Güney Kore'nin Yönetim biçimi: Ülkede yönetim biçimi cumhuriyettir.
Güney Kore'nin Başkenti: İsim: Seul
Coğrafi koordinatları: 37 34 K, 127 00 D

Zaman farkı: UTC+9 (Standart zaman boyunca Washington DC’den 14 saat ileri)

Güney Kore'nin İdari bölgeleri: 9 bölge ve 2 metropoliten şehir bulunmaktadır.
Bölgeler; Cheju-do, Cholla-bukto (North Cholla), Cholla-namdo (South Cholla), Ch'ungch'ong-bukto (North Ch'ungch'ong), Ch'ungch'ong-namdo (South Ch'ungch'ong), Kangwon-do, Kyonggi-do, Kyongsang-bukto (North Kyongsang), Kyongsang-namdo (South Kyongsang)

Metropoliten şehirler; Inch'on-gwangyoksi (Inch'on), Kwangju-gwangyoksi (Kwangju), Pusan-gwangyoksi (Pusan), Soul-t'ukpyolsi (Seoul), Taegu-gwangyoksi (Taegu), Taejon-gwangyoksi (Taejon), Ulsan-gwangyoksi (Ulsan)

Güney Kore'de Bağımsızlık: 15 Ağustos 1945 (Japonya’dan ayrılması)
Güney Kore'nin Milli Bayramı: Kuruluş Günü – 15 Ağustos(1945)
Güney Kore Anayasası: 17Temmuz 1948’de hazırlandı. Dokuz kez düzeltildi veya yeniden yazıldı. Şu anki anayasa 29 Kasım 1987’de onaylandı.
Güney Kore'de Kanun sistemi: Avrupa medeni hukuk sisteminin, Anglo-Amerikan hukukunun ve klasik Çin düşüncesinin elementlerini birleştirir.
Güney Kore'de Oy hakkı: 18 yaş; evrensel
Güney Kore'nin Katıldığı uluslar arası örgütler: AfDB, APEC, APT, ARF, AsDB, ASEAN (diyalog ortağı), Avustralya Grubu, BIS, CP, EAS, EBRD, FAO, IADB, IAEA, IBRD, ICAO, ICC, ICCt, ICRM, IDA, IEA, IFAD, IFC, IFRCS, IHO, ILO, IMF, IMO, Interpol, IOC, IOM, IPU, ISO, ITU, ITUC, LAIA, MIGA, NEA, NSG, OAS (gözlemci), OECD, ONUB, OPCW, OSCE (ortak), PCA, PIF (ortak), SAARC (gözlemci), UN, UNCTAD, UNESCO, UNHCR, UNIDO, UNMIL, UNMIS, UNMOGIP, UNOMIG, UNWTO, UPU, WCL, WCO, WHO, WIPO, WMO, WTO, ZC
Güney Kore'nin Bayrak şekli: Üstte kırmızı ve altta mavi olmak üzere yin-yang sembolü ve bunun etrafında beyaz zeminin her köşesinde siyah farklı trigramlar bulunmaktadır 



(alıntı)

Güney Kore

Güney Kore, resmî adıyla Kore Cumhuriyeti (Korece: 대한민국 Daehan Minguk;Hanja: 大韓民國; kısaca: 한국, 韓國 Hanguk),Asya'nın doğusund Kore Yarımadası'nın 38° enleminin güneyinde kalan bir devlet. Kuzeyinde Kore demokretik halk cumhuriyeri, batısında Sarıdeniz, doğusunda Doğu Deniz güneyinde Doğu çin denizi bulunur.

Güney Kore'nin Geçmişi: Kore’nin tarihi, Dangun tarafından efsanevi Gojoseon’un MÖ 2333’te kurulmasıyla başlar. MÖ 2.yüzyılda Çin yazı sistemini benimsemesi ve 4. yüzyılda Budizm’in ülkeye gelmesi Üç Kore Krallığı’nın (Goguryeo, Baekje, Silla)üstünde büyük etkileri olmuştur.

Üç krallığın Silla çatısı altında birleşmesi ile 19. yüzyıla kadar Kore tek bir yönetim tarafından idare edildi ve politik ve kültürel bağımsızlığını sürdürdü. Joseon Hanedanlığı’nın ikinci bölümüne rağmen Kore’nin izolasyon politikası ona ‘Münzevi Krallık’ adını kazandırdı. 19. yüzyıla kadar süren Avrupa’nın ve Japonya’nın koloni haline getirme hedefi 1910’da Japonya’nın Kore’yi işgal etmesiyle gerçekleşti. Japonlar II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Kore’de kaldılar. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Kore Yarımadasının güneyinde Kore Cumhuriyeti kuruldu. Adanın kuzeyinde ise Komünist rejim hâkimdi. 1950 ve 1953 yıllarındaki Kore Savaşlarında Birleşik Devletler ve Birleşmiş Milletler birlikleri Güney Kore’yi Çin ve Sovyet Birliği tarafından desteklenen Kuzey Kore’nin saldırılarından korumaya çalıştılar. 1953’te ateşkes imzalandı ve adanın ikiye ayrılması kararlaştırıldı. Bu dönemden sonra ekonomik gelişmeler sayesinde Güney Kore’nin kişi başına düşen GSYİH’si Kuzey Kore’ninkinden 14 kat daha fazla oldu.





Düşlerimin Koresi. . .

''Son günlerde ülkemizde bir kore çılgınlığı almış başını  gidiyor'' diye yazıyor bazı yerlerde ^_^ Sanırım bende tabiri caizse o koyu Kore severlerden biriyim ...
     Çevremdeki bazı insanlar hayretle , küçümseyerek  dalga geçerek sorguluyorlar bu sevgimi... Nedir bu kore aşkı ? Durun anlatayım;     Kimisi yakışıklı erkekleri için kimisi güzel kızları için, kimi gezmek görmek için kimiyse şirinlikleri için hoşlanıyorlar koreden... Düşünüyorum da bunlardan ziyade birşey içimde taşıdığım Güney Kore sevgisi, Beni oraya çeken kocaman bir mıknatıs varmış gibi hissediyorum zaman zaman ^_^ Öyle taşıyor ki içimden bu sevgi , koşa koşa yola çıkmak istiyorum , ben bile şaşıyorum bazen . Hatta gecenlerde bir arkadasıma su espiriyi yaptım '' Eğer cennete gitmek için bu kadar dua etseydim, cehennemin kapısından bile geçmezdim'' ^_^ Tabi ki bu işin espri boyutu, anlatmak istediğim şey net.
   Çoğu kore severin olduğu gibi benimde kore dizileriyle başladı ilgim, izledikçe kültürlerinin anlayışlarının inançlarının aile yapılarının bizimkiyle ne kadarda yakın olduğunu hissettim. Araştırdım okudum, resimler buldum... Namsan kulesi , Banpo köprüsü , Jeju Adası , 63.bina , Seongsu köprüsü , Han nehri... Gördüm , ve gitmeyi arzuladım , Kültürlerini ,dillerini öğrenmeye çalıştım...  Zaman geçtikçe  rüyalarımda Koreye gider oldum...
  Her gün Rabbime dua edip , gidebilmek için yaptığım planlar çerçevesinde elimden gelenin en iyisini yapmak için uğraşıyorum... İnanmak başarmanın yarısıdır derler ya , İşte ben tüm kalbimle tüm benliğimle inanıyorum ... Çok yakın bir zamanda olmasa da , o günün çok da uzak olmadığına inanıyorum , sadece daha zamanı var diye düşünüyorum ^_^
    Hayaller sorgulanır mı hiç?  Bence insanların hayalleri sorgulanmamalı, hayallerin nedeni olmaz, sonsuzluktur hayal dünyası , başı sonu yoktur nedeni niyesi yoktur, HAYAL HAYALDİR ...  Ancak hayalleri olmayanlar başkalarının hayalleri ile dalga geçerler , hayal edemeyenler başkalarının hayallerinin arkasına dalga geçerek sığınmaya mahkumdurlar... BEN HAYAL ETTİM, DÜNYAMI DEĞİŞTİRECEĞİM...

aja! aja! FİGHTİNG !  v(^_^)v